E-5’e Neden E-5 Denir?

İstanbul’da yaşayan hemen herkes E-5’i bilir. Trafiğini, çıkışlarını, hangi saatlerde daha kalabalık olduğunu… Hatta yolu hiç kullanmayan biri bile haberlerde adını defalarca duymuştur.

Peki hiç düşündünüz mü: E-5 neden E-5?

Neden E-4 ya da E-6 değil? Başındaki E ne anlama geliyor? Ve neden bazı tabelalarda E-5 yerine D-100 yazıyor?

Cevap, İstanbul’dan çok daha büyük bir haritaya uzanıyor.

E-5 İsmi Nereden Geliyor?

E-5 adındaki E, Avrupa karayolu ağını; 5 ise yolun eski uluslararası güzergâh numarasını ifade ediyor.

Hikâye, İkinci Dünya Savaşı sonrasına uzanıyor. Avrupa ülkeleri arasında ulaşımı kolaylaştırmak ve uluslararası karayollarını ortak bir sistemle tanımlamak amacıyla 1950 yılında Cenevre’de bir deklarasyon kabul edildi. Böylece ülkelerin kendi yol numaralarından bağımsız olarak kullanılabilen bir Avrupa yolları ağı oluşturulmaya başlandı.

Türkiye de 1954 yılında bu düzenlemeye katıldı.

Peki Türkiye’den önce hangi ülkeler bu uluslararası yol ağına katılmıştı?

Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre Türkiye’nin katılımından önce düzenlemeye taraf olan ülkeler arasında Birleşik Krallık, Fransa, Lüksemburg, Avusturya, İsveç, Yunanistan, Hollanda, Norveç, Portekiz ve Belçika bulunuyordu.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Bu ülkelerden bazıları anlaşmayı 1950’de imzalarken bazıları sonraki yıllarda katıldı. Yani hepsi aynı gün bir araya gelip tek bir yol inşa etmedi. Amaç, farklı ülkelerin yollarını ortak bir uluslararası güzergâh sistemi içinde tanımlamaktı.

Eski E-5 de bu sistemin önemli güzergâhlarından biriydi. Avrupa’dan Balkanlar’a, oradan İstanbul’a ve Anadolu’ya uzanan bu yolun numarası, zamanla İstanbul’un gündelik diline yerleşti.

Yani İstanbul’un en tanıdık yollarından birinin adı, aslında Avrupa çapında düşünülmüş bir ulaşım ağının hatırası.

Peki Neden Artık D-100 Yazıyor?

Çünkü yol numaraları da zamanla değişiyor.

1975 yılında kabul edilen yeni Avrupa uluslararası karayolları anlaşmasıyla E-yolu ağı yeniden düzenlendi. Eski E-5 numarası kullanım dışı kaldı. İstanbul’da halkın E-5 dediği yol ise bugün D-100 devlet yolu olarak tanımlanıyor.

Avrupa ağındaki güncel E-80 güzergâhı da Edirne üzerinden İstanbul’a, oradan Anadolu’ya uzanıyor. Ancak E-80 ile D-100’ü baştan sona aynı yol sanmamak gerekiyor: Biri uluslararası güzergâh numarası, diğeri Türkiye’nin ulusal yol numaralandırma sisteminin parçası.

İşin güzel tarafı şu: Resmî adlar değişse bile şehirlerin hafızası bazen değişmiyor.

İstanbullular hâlâ E-5 diyor. Çünkü bazı isimler tabelalardan daha uzun ömürlü oluyor.

Avrupa’da E-80, E-90 Gibi Numaralar Ne Anlama Geliyor?

Avrupa yolları ağının bugün kullanılan numaralandırma sisteminde yönler de önemli.

Ana referans güzergâhlarında kuzey-güney doğrultusundaki yolların numaraları 5 ile biten tek sayılardan, doğu-batı doğrultusundakilerin numaraları ise 0 ile biten çift sayılardan oluşuyor.

Örneğin E-80, Avrupa’nın batısından doğusuna uzanan büyük güzergâhlardan biri. Portekiz’den başlayıp İspanya, Fransa, İtalya ve Balkanlar üzerinden Türkiye’ye, oradan da İran sınırına kadar uzanıyor.

Bir başka deyişle İstanbul’da gördüğünüz E-80 tabelası, yalnızca bulunduğunuz yolun değil, kıtalar arasında uzanan bir güzergâhın numarası.

Elbette bu, E-80’in her noktada tek ve kesintisiz bir asfalt şeridi olduğu anlamına gelmiyor. Uluslararası güzergâhlar, farklı ülkelerin mevcut yolları ve bazı kesimlerde deniz geçişleri üzerinden tanımlanabiliyor.

Bir Yolun İsmi Bize Ne Anlatır?

Yolları çoğunlukla bir yere ulaşmak için kullanıyoruz. Bir çıkışa yetişmek, bir şehre varmak, trafiği geride bırakmak için.

Oysa tabelalardaki harflerin ve sayıların arkasında, ülkelerin birbirine nasıl bağlandığını anlatan küçük hikâyeler saklı.

İstanbul’da E-5 dediğimiz yolun geçmişinde Avrupa’nın ortak ulaşım planları var. İngiltere’de bir A ya da B harfinin arkasında ülkenin yollarını sınıflandırma biçimi. E-80 gibi numaralarda ise tek bir şehrin çok ötesine geçen bir coğrafya.

Belki bir dahaki sefere E-5 trafiğinde beklerken aklınıza bu gelir: Üzerinde ilerlediğiniz yolun adı, bir zamanlar Londra’dan İstanbul’a uzanan çok daha büyük bir haritanın parçasıydı.

Bazen seyahat merakı, uzak bir ülkeye gitmeden de başlayabiliyor. Her gün geçtiğimiz bir yolun adını sorgulamak bile yeterli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir